"Tarihi canlı bir savaş alanı, bir ideolojik çatışma bölgesi olmaktan kurtarmamız lazım"

 

Analizler ve Sahaya Yansımaları

Lefke Türk Spor Kulübü Pazar günü güçlü Mağusa Türk Gücü takımını Lefke 16 Ağustos Zafer Stadı’nda misafir etti. Lefke ve Mağusa takımı seyircileri maça büyük ilgi göstererek Karadağ stadını tıklım tıklım doldurdular.

Her iki takım seyircilerinin ve spor kamuoyunun merak ettikleri vardı: Lefke takımı Yenicami AK oyunundaki akıllı ve doğru oyunun yanında görülen eksikleri ortadan kaldırmak suretiyle güçlü Mağusa takımından puan ve puanlar alabilecek miydi? Sezona iyi başlamayan Mağusa takımı geçen hafta Baf Ülkü Yurdu takımını 7:0 gibi net skorla yendikten sonra aynı oyununa Lefke’de de devam ettirip puan veya puanlar alarak sıralamada yukarıya çıkabilecek miydi?

Geçen haftaki Yenicami AK maçından sonra şunu yazmıştım: “Yenicami AK ile oynanan oyun Lefke takımının şimdiye kadar oynadığı oyunlar arasında doğruların daha çok sahaya yansıtıldığı bir oyun oldu. Tabi ki doğru olmayan veya eksik yapılanlar da vardı… Ama görünen şu ki, teknik ekip rakibi iyi analiz ettiğinde ve hazırlıklarını bu analizler doğrultusunda yaptığında Lefke takımının bu ligde yenemeyeceği veya puanlar alamayacağı takım yoktur.”

Bu yorumumdan dolayı olacak ki hafta içi hazırlık antrenmanlarını takip ederken de, hocalarla konuşurken de, maça gelirken de Toygar hoca başta olmakla teknik ekibin analizlerini ve bu analizler doğrultusunda sahaya yansıyacak futbolu merak ediyordum. Kaybedilen Küçük Kaymaklı TSK maçındaki gibi hızlı, telaşlı ve biraz da kontrolsüz bir maç mı izleyecektik, yoksa sakin, telaş yapmadan, maçın temposunu istediği gibi ayarlayan, istediğinde topu rakibe bırakan istediğinde hücuma kalkan, pas yapan, kanatları ve merkez sahayı olumlu kullanan, rakibe baskı yapmaktan vaz geçmeyen bir takım mı? 

*          *          *

Toygar hoca Yenicami AK maçı 11’ini bozmadan takımını sahaya çıkarttı. Aykut ve Yakup Esmerarslan kardeşlerinin sakatlıklarının devam etmesinden ve kulübede oturan oyuncuların da daha takımda uzun süre alamamalarından dolayı aslında hocanın 11’i değiştirme şansı da fazla yoktu.

MTG oyuna baskılı başladı.  Takım futbolcuları daha 4. dakikada Lefke ceza sahası içinde 2 defa topla buluştu. Sağ ve sol beklerinin yaptığı bindirmeler Lefke takımının ileri çıkışını engelledi. Özellikle de bu dakikalarda sağ kanat etkin kullanıldı. MTG’nin 11. dakikada attığı gol de bu kanattaki baskı sonucu geldi. Sahanın kendisine ait bölümünün sol kanadında Yılmaz Şipal’ın kaybettiği top Lefke ceza sahasına ortaya dönüştü. Arka direkte topla buluşan rakibiyle mücadelede başarılı olamayan Mustafa Tahsildaroğulları topun kale önüne orta yapılmasına da engel olamayınca Kossi Adetu takımının ilk golünü attı. Gol öncesi Anzhi’nin topa başarısız müdahalesi de yine dikkat çekti.

Lefke’nin bu gole cevabı gecikmedi. İki dakika sonra, 13. dakikada Yılmaz Şipal’ın köşe vuruşunda Kasım Tağman arka direğe doğru koşu yapıp yükselerek topa isabetli vuruş yaptı.

Kasım’ın beraberlik golünden sonra da rakibin baskın oyunu devam etti. 13-23 dakikalarda ortadan ve sağlı sollu ataklarıyla oyunu domine ettiler. Hermann ve Kasım’ın ileride basmaları da rakibi durdurmak için yeterli olmadı. Kossi Adetu 23. dakikada ceza sahası içinde Anzhi’nin bir türlü uzaklaştıramadığı topu Lefke ağlarına gönderdi. Bu dakikalardan itibaren oyun daha dengeli hale geldi ve karşılıklı ataklara dönüştü.

İkinci yarının başlamasıyla roller değişti. Bu sefer oyuna Lefke takımı hızlı başladı. İkinci yarının daha ilk dakikasında sağ kanatta kullanılan faul atışında Yılmaz Şipal topu rakip takımın arka direğine gönderdi, oradan Hermann’dan dönen topa yükselen Rahmi Çelik kafa vuruşuyla yakın mesafeden topu ağlara gönderdi. Beraberlik golünden sonra Lefke takımının baskılı oyunu devam etti. 59. dakikada Kasım takımın üçüncü golünü atarak Lefke takımını gol düellosunda öne geçirdi. Golün hazırlanışı Lefke oyunlarında az görülen bir organizasyonla gerçekleşti. Sağ bekte oynayan Mustafa sağ açık yerine sağ iç kısımdaki boşluğu görerek oradan bindirme yaptı. Buradaki boşluğu doğru değerlendiren Mustafa topu Kasım’ın önüne bırakarak onun kaleciyle karşı karşıya kalmasını sağladı ve Kasım da durumu af etmedi.

Bu dakikadan itibaren Lefke topu Mağusa takımına bıraktı. Sahasında oyunu kabul ederek hızlı kontralara çıkmaya başladı. Kasım, Hermann ve Kemal’le önemli pozisyonlar da buldular. Fakat son vuruşlarda isabetli olunmayınca Lefke adına gol gelmez oldu. Rakip takımın atakları ise sağlı sollu son dakikalara kadar devam etti. Fakat ilk yarıda Lefke savunmasında yapılan hatalar bu sefer tekrarlanmadı. Ve oyunda başka gol olmayınca Lefke güçlü rakibini yenmeyi başardı.

*          *          *

Anlaşılan Küçük Kaymaklı TSK yenilgisi takımı önemli şekilde etkilemiş. Buradan dersler çıkarılmış. Takım gücünü bilerek sakin ve telaş yapmadan, ayağa pas yaparak, kanatları olumlu kullanarak, organize olarak sonuca gitmeye çalışıyor. Takım olma yolunda bunlar önemli özelliklerdir.

Teknik ekip rakibi analiz ederek zaaf ve güçlü yönlerini belirleyip ona göre önlemlerini alıyor. Bu bağlamda MTG takımının çıkışını önlemek için ileride baskı yapılması doğru bir karardı ve oyunun genelinde etkili oldu. Orta sahadan, özellikle 18 çevresine rakibin yaklaşması ve isabetli şut çekmesi engellendi. Belli sürelerde topu rakibe bırakarak ataklarına kontra oyunuyla cevap verme girişimleri isabetliydi. Rakip kanatlara yönlendirilerek oradan önlenmeye çalışıldı. Lefke takımı burada zaman zaman başarılı olsa da tehlikelerin ve ilk golün kanatlardan geldiğini de hatırlatmak lazım.

Sahada galibiyete inanan bir takım vardı. 7 dakikalık uzatma süresi dahil oyunu bırakmadılar ve yardımlaşarak refleks gösterdiler. Kaledeki Mehmet’ten forvetteki Hermann’a kadar her kes üzerine düşeni yaptı. Takımı kutlamak lazım.

Tabi ki galibiyet gününde bir iki uyarıyı da yapmak lazımdır. İlk maçta sağ bek oynayan ve başarılı olan Anzhi Aykut’un sakatlığında stoper mevkiinde oynamaktadır. Burada oynadığı 3 maça bakıldığında önemli dakikalarda beklenmedik anda hatalar yaptığı, yanlış kararlar verdiği görülmektedir. Ve bu hatalar Lefke kalesinde gollere dönüşmektedir.  Buna önlem almak lazımdır.

Takım atağa kalkerken yaşanan top kaybı kalemizde tehlikelere dönüşmektedir. Bu pozisyonlarda topu geri kazanmak yerine en azından dışarı atılabilir.

Zaman zaman rakip takım futbolcularının tahriklerine gelinmektedir. Bu durum da çoğu zaman sarı kartla cezalandırılmaktadır. Lefke takımı kulübesinde derinliği olan bir takım olmadığından futbolcuların cezalı duruma düşmeleri halinde sıkıntılar yaşanacaktır.

Mağusa Türk Gücü gibi güçlü ve önemli bir takımı yenmek önemlidir. Fakat bu galibiyet artık dünde kaldı. Bu galibiyetlerin anlam kazanması ileride oynanacak maçların sonuçlarına bağlıdır. Üzerine koyarak aynı ciddiyetle antrenmanlara ve oyunlara devam etmek lazımdır.

Maç bitiminde “Burası Karadağ buradan çıkış yok” sloganı yeniden seslenmeye başladı. Duyunca, bu sloganı ne kadar özlediğimizi anladım.

Lefke TSK – Mağusa Türk Gücü 3 : 2

Gol: Kasım Tağman (dk. 13, 59), Rahmi Çelik (dk. 46) – LTSK, Evanonya Kossi Adetu (dk. 11, 22) - Mağusa Türk Gücü

 Lefke Türk Spor Kulübü:

1-Mehmet Özeralp, 13-Mustafa Tahsildaroğulları, 14-Anzhi, 59-Kaan Savaşkan, 19-Mehmet Toros (79. dk. 11-Yılmaz Çetin), 3-Kemal Solkanat (88. dk. 22-Batılay Uskuri), 77-Rahmi Çelik, 7-Semih Ünaldı, 8-Yılmaz Şipal, 10-Kasım Tağman (c) (81. dk. 99-Berk Öreç), 9-Kouao Hermann.

Yedekten oyuna girmeyenler: 2-Ali Kurt, 24-Tuncay Kurt,  27-Seydi Vakkas Sümer.

 *          *          *

Lefke TSK’nın efsane futbolcusu Enis hoca (Coşar) anlatıyor:

“1970/1971 yılında 2. Lig’den 1. Lig’e çıkacak iki takım vardı. Küçük Kaymaklı ve Lefke. Lefke’de maç. Biz döversek biz çıkıyoruz, Kaymaklı dövse onlar çıkıyor. Son maç değil ama alan üst lige çıkmayı garantiliyor.

O gün Küçük Kaymaklı taraftarları 8-10 otobüs geldiler. Stat dolu. Buralar her yer dolduydu. Oyun başladı. 1:0 mağlup biz. Ben de orta sahada oynarım. Kaymaklının ünlü bir futbolcusu vardı, Veli. Kıbrıs’ın iyi futbolcularından biri, tutmak zordu onu. Veli abi bir top aldı orta sahadan. Baktım Mazlum hoca kaleden çıktı. Penaltı noktasını da geçti, 18’in çizgisinde. Veli attı topu. Gördü ki top Mazlum hocayı geçti gol oluyor. Gol deyip sevinerek koştu. O arada ben koştum tam çizgiye geldim ve tak, kafayla topu attım dışarıya. Maç 1:0, onu da atsalar 2:0. Bittiydik. Veli abi koşarak geldi ve alnımdan öptü, bravo abim dedi. 

O maçı 3:1 aldık burada. Ve bir üst kümeye biz çıktık.

Aynı sene hem de Kıbrıs kupasını aldık.

Kupa maçı Lefkoşa’da. Final maçı Baf Ülkü Yurdu – Lefke. Orada sahaya çıkmakta zorlandık o kadar Lefkeli seyirci vardı. Taksim sahasının arkasında Rumların kampları vardı. Rumlar bile çıkıp maçı seyrederlerdi. 4:0 o maçtan galip geldik. Hem 1. Lig’e çıktık, hem de kupayı kazandık.”

 175 12-10-21

  Paylaş   Tweetle   Paylaş   Paylaş   Gönder
Copyright © 2017 Doç. Dr. Elnur Ağayev | Bu sitedeki tüm görsel materyallerin hakkı saklıdır.
×
×

Avatar
Hatırla beni