"Tarihi canlı bir savaş alanı, bir ideolojik çatışma bölgesi olmaktan kurtarmamız lazım"

 

İstiklâl Gazetesinin Lefke’de Dağıtılmayan Sayısı

İstiklâl, Kıbrıs Türkü’nün özgürlüğü, bağımsızlığı için verdiği mücadeleyle Kıbrıs Türk basın tarihinde yer edinmiş bir gazetedir. Gazetenin sahibi ve başyazarı M. Necati Ozkan idi.[1] Gazete başlığının altındaki ilke dikkat çekiciydi: “İstikâl, Hakkıdır Hakka Tapan Milletimin İstiklâl”. 13 Ocak 1954 tarihini taşıyan 1271. sayısıyla gazete yayınını sonlandırdı. Bundan sonra M. Necati Özkan’ı anmak ve onun Kıbrıs tarihindeki konumunu hatırlatmak maksadıyla neşredilen İstiklâl, son sayıdan itibaren “1271+…” şeklinde yılda bir kez çıkmaya başladı.[2]  

*          *          *

Bir gün Ali abiyle (Uskuri) çarşıda karşılaşırken elinde bir gazete cildinin olduğunu ve bana hediye etmek istediğini söyledi. Hediye, dahası gazete hediyesi tabi ki tarafımdan geri çevrilmez. Evde veya iş yerinde yerim olmasa bile “yer üretirim” böyle bir hediye için. Ali abiden hediyeyi alıp iş yerime getirdim. Kitap dolabının üstündeki yeri de onun için ayırdım.

Ali abinin verdiği gazete İstiklâl gazetesinin ilk yılı sayılarıydı. Gazetenin 28 Ekim 1949-28 Ekim 1950 tarihleri arasında yayınlanmış 306 sayısı ciltlenmiş haldeydi. Sonra gazeteyi tararken öğrenecektim ki bu ciltleri İstiklâl gazetesi birinci yılının sonunda kendisi yaptırmıştır. Birinci yılsonunda tüm sayıları getiren okuyucuları için gazete sayılarını ciltleten gazete üzerine de ayrıca mührünü basmıştır.

İstiklâl gazetesi koleksiyonu incelerken cildin son 28 Ekim 1950 tarihli sayısının birinci sayfasında sağ üst köşede yayınlanan haber dikkatimi çekmişti. “Lefke Orta Okulu” isimli yazıda Lefke Belediye başkanı değerli Fadıl beyin (Nekipzade) bir de resmi yayınlanmıştı. Resmin altındaki “Lefke Belediye Başkanı ve Tali Okullar Komisyonu azası BAY NEKİBZADE FADIL (M.B.E.)” yazısı da dikkat çekiyordu. Haberi okuduğumda Lefke Orta Okulu ile ilgili bilgi verilmekle beraber Fadıl beyin merkeze oturtulması ve yaptığı işlerin, faaliyetlerinin ön plana çıkarılması da yine dikkatimi çekmişti. Haberin bu boyutu dikkatimi çekse de haberin “altında çapanoğlu” aramamıştım, aramak da aklımın ucundan geçmemişti. Çünkü Fadıl beyin Lefke için yaptıkları bilinmektedir, ortadadır. Gazetedeki haber aşağıdaki gibidir:

“Memnuniyetle öğrendiğimize göre Lefke Belediye Başkanı Sayın Nekibzade Fadıl’ın (M.B.E.) enerjik çalışmaları neticesi Lefke’de tam teşkilatlı bir Orta Okul kurulmuştur.

Mektebin 80’den fazla talebesi mevcut olup, civar köylerden gelenler için bir de koğuş tesis edilmiştir. Aldığımız birçok mektuplarda Lefkeli ve civar köylü kardeşlerimiz bu Orta Okul’un kurulmasından duydukları memnunluğu belirtmekte ve Belediye başkanından sitayişle bahsetmektedirler.

Tali Okullar komisyonu azası da bulunan sayın Belediye Başkanı Nekibzade Fadıl’ın Lefke Orta okulu için Lefke Belediyesi, Kıbrıs Maden Şirketi ve Lefke Kooperatifi’nin de yardımını temin ettiğini memnuniyetler öğrenmiş bulunuyoruz.

Mektepte diğer derslere ilâveten Rumca ve Musiki tedrisatı da yapılmakta olduğu haberini takdirle karşılar ve yeni açılan Orta Okullarda da bu derslerin okutulmasını temenni ederiz.

İstiklâl, gayyur Belediye Başkanımızı bu parlak başarısından dolayı tebrik eder ve takdirle alkışlar.”[3]   

Gazetedeki haberi ileride Lefke Orta Okulu ile ilgili bir yazıda kullanmak üzere notlarımı aldım. Çünkü Lefke’de Ekim 1950’de açılan Lefke Orta Okulu konusunda bir yıl dolmadan tartışmaların başladığını ve Dr. Küçük’ün Halkın Sesi gazetesinde konuyla ilgili seri yazılar yazarak tartışmayı sürdürdüğünü de biliyordum. Ama haberi farklı bir boyutta değerlendireceğimi düşünememiştim.

*          *          *

Değerli dostum Naim Pınar bir görüşmemizde Dr. Küçük ve M. Necati Özkan arasındaki tartışmalardan konu açıldığında Hikmet Afif Mapolar’ın Aslar (Bir Devre Adını Yazanlar - 1987) isimli kitabını elime tutuşturmuştu. Kitabı seve seve okudum. Çünkü hem bilmediğim, duymadığım olayları okuyordum, hem de akıcı dili olan bir anıyı. Kitapta Dr. Küçük ve M. Necati Özkan arasındaki tartışmalarla ilgili bazı hususları not alırken ara sıra Lefke ile ilgili anlatımlara da rastlıyordum. Not aldığım bu anlatımları tabi ki ileride değişik yazılarımda kullanacağım. Bu anlatımların birisinden, İstiklâl gazetesinin birinci sayfasında Fadıl beyle ilgili haberin nasıl yer aldığı ve o gün Lefke’de İstiklâl gazetesinin neden dağıtılmadığından bahseden anlatımı buraya aktaracağım. Umarım böylece gazetelere giren her haberin de bir tarihçesinin olduğunun böylece bir daha şahidi oluruz.

*          *          *

Hikmet Afif Mapolar’ın anlattığına göre İstiklâl gazetesinde Lefke Orta Okulu haberinin yayınlanmasından bir gün önce, yani 27 Ekim akşamı o günlerde gazetede çalışan ve daha sonra parlamenter olacak Hazım Remzi yorganını da yanına alıp gazeteye gelir. Pencereden tırmanarak gazeteye girer. Yorganı getirmedeki gerekçesi de şu olur:

“Geceleri çok soğuk oluyor. Dayanılmayacak kadar soğuk. Battaniye yetmiyor. Ben de yorgan getirdim. Burada, bir yerde kalsın. Geceleri kullanırız”.  

Hazım bey o gece içki ve şiş kebap getirip çalışanlara ziyafet verir. Ve daha sonra da, “artık siz gidiniz, nasıl olmasa ben buradayım. Tashihleri ben yaparım. Eksik bir şeyler kalırsa da doldururum” der. Hazım beyin üzerine aldığı işi ne yapar yapar, becerdiğini iyi bilen ekip de arkadaşlarına güvenip erken çıkar.

Hazım beyin çabasının sırrı sabahki gün ortaya çıkar. Sabah erkenden gazetenin sahibi Necati Özkan Mapoları ve Turgut Avkıran’ı yanına çağırır. Olayın devamını Mapolar’ın güzel ve uzun anlatımıyla aktarayım:

“Necati Bey:

-Lefke’ye gidiyorsunuz, dedi.

-Bir cinayet mi var?

-Hayır. İstiklâl Lefke’ye gitmemiş. Durmadan telefon ediyorlar.

İstiklâl’in Lefke satışı dört yüzü aşıyordu. Ve hiç de küçümsenecek bir rakam değildi.

Acelemizden İstiklâl’in o günkü sayısına da bakamamış ve Turgut’la beraber bir araca atlayarak Lefke’nin yolunu tutmuştuk. Hem gidiyor, hem de düşünüyorduk. Fakat nasıl olurdu da İstiklâl’in bugünkü sayısı Lefke’ye ulaşmazdı?

Niyazi Ahmet Uzunoğlu bizim hem Lefke muhabirimiz, hem de bayimizdi. Madenle ilgili işçi haberlerini, günü gününe ulaştıran da oydu. Bu yüzden de gazetenin Lefke satışı rekordu.

Doğruca Niyazi Ahmet Uzunoğlu’nun dükkânına indik. Küçük bir kitapçı dükkânı vardı Uzunoğlu’nun.[4] Bizi karşısında görünce hiç de hayret etmedi.

-Hoş geldiniz, dedi. Kahve, çay?

-İstiklâl bugün gelmedi mi? diye sordum.

Yanıtı gayet sakin ve yumuşaktı:

-Geldi.

Turgut Avkıran’la hayret içince birbirimize bakıştık.

-Fakat İstiklâl okuyucuları, bize gazetenin gelmediğini telefon ediyorlar.

-Neden dağıtım yapmadınız?

-Açtım, fakat dağıtmadım.

-Fakat neden?

-Siz gazeteyi gördünüz mü?

-Hayır

-Alın ve bakın.

Gazetenin ön sayfasına göz atarken hayretler içerisindeydik. Yorgan öyküsünün sırrı şimdi çözülüyordu. Hazım Remzi bizi uğurladıktan sonra, gazetenin sağ tarafına bir övgü yazısıyla, Lefke Belediye Başkanı Nekipzade Fadıl beyin madalyalarla süslenmiş bir fotoğrafı yer alıyordu.

-Peki, bu yazıdan, bu resimden ne çıkar?

-Çok şey çıkar. Siz Lefke’yi bilmezsiniz. Ben bu sayıyı satışa çıkarsaydım, bir gün sonra çıkacak nüsha için, Lefke’de okuyucu bulamazdım.

Niyazi Ahmet Uzunoğlu’nu anlıyor ve ona hak veriyorduk. Lefke Belediye Başkanı Nekipzade Fadıl beyi işçi aleyhtarı olarak tanınıyor ve ona sempati duymuyordu. Uzunoğlu’nun da müşterilerinin büyük çoğunluğu işçilerdi ve elbette İstiklâl’ın bu sayısını satışa çıkarmayacak ve saklayacaktı.

Fakat Hazım Remzi’nin amacı neydi bu resmi ve yazıyı yayınlamaktan? Bunu zaman mı çözecekti? Hayır. Zamana gerek kalmadı. Bir hafta sonra her şey gün ışığına çıktı:

Hazım Remzi’nin eşi Emine Hazım veya şairlik adıyla Emine Otan veya Engin Gönül, Lefke Ortaokulu’na Türkçe öğretmeni atanıyor.

Nekipzade Fadıl Bey, bu kadar mı güçlü bir kişiydi? Belki de öyleydi ama o günlerde de İngilizlerin seçtiği Okullar Komisyonu Başkanı’ydı”.[5]

Evet, konuyla ilgili aktarılan bu kadar. Buradan da anlaşılan, İstiklâl gazetesinin 28 Ekim 1950 tarihli 306 nolu sayısı, gazetenin Lefke bayiliğini de yapan Niyazi Ahmet Uzunoğlu tarafından yukarıda gösterilen gerekçelerle Lefke’de dağıtılmamıştır.

Peki, haber işini görmüş müdür? Yani Mapolar’ın aktardığı gibi Emine hanımın Lefke Orta Okulu’na ataması gerçekleşmiş midir? Emine hanımın hayat hikâyesine bakıldığında Emine Otan’ın Lefke Orta Okulu açıldığında oraya Türkçe öğretmeni olarak atandığı görülmektedir. Ama doğrusu ne Lefke’ye yıllarca katkısı dokunan ve devletin ve hükümetin yanında saygınlığı olan Nekipzade’nin böyle bir övgüye, ne de dönemin başarılı öğretmenlerinden, aynı zamanda şiirleriyle sadece Kıbrıs’ta değil Türkiye’de de tanınmaya başlayan Emine hanımın böyle bir desteye ihtiyaçlarının olduğunu düşünmüyorum.[6]

Hazım Remzi Bey ne düşündü acaba?

*          *          *

Aradan sular akacak. Çok da değil. Üç yıl sonra, Mayıs 1953’te Lefke Belediye seçimlerinde İstiklâl gazetesi Fadıl Nekipzade’nin arkasında duracak, seçim sürecince onu destekleyen yazılar yazacak. Seçimde karşı grubun adayı Dt. Ahmet Rifat beyi Halkın Sesi gazetesi destekleyecek. Niyazi Ahmet Uzunoğlu ise o gün Halkın Sesi gazetesinin Lefke bayilini elinde bulunduracak ve bundan dolayı da hatta dövülecektir… Bu ayrı bir konudur. Bu konuyu 1953 Lefke Belediye Seçimleri yazımıza bırakalım.

… Gazetecilik ve gazete bayilik işleri böyle bir iştir. Bilenler bilmeyene anlatsın…


[1] İstiklâl gazetesi, 28 Ekim 1949, sene: 1, sayı: 1, s. 1.

[2] İstiklâl gazetesiyle ilgili daha ayrıntılı bkz.: Orhan Turan, Tarihten Günümüze Kıbrıs Türk Basını (1879-2009), Atatürk Araştırma Merkezi yayınları, Ankara 2013, s. 136-148

[3] “Lefke Orta Okulu”, İstiklâl, Sene: 1, sayı: 306, Cumartesi 28 Ekim 1950, s. 1. 

[4] Niyazi Ahmet Uzunoğlu’nun kitapçı dükkânı günümüzde Cumhuriyetçi Türk Partisi Lefke ilçe teşkilatının bulunduğu binada yerleşiyordu. (E.A.)

[5] Hikmey Afif Mapolar, Aslar, Bir Devre Adını Yazanlar – 1987, Yayına hazırlayan: Ahmet Necati Özkan, Necati Özkan Vakfı Yayınları, Lefkoşa 2016, s. 377-378.

[6] Emine Otan konusunda ayrıntılı bkz.: Şentaç Arı, “Emine Otan”, Kıbrıs Türk Edebiyat Tarihi (1571-2017), Hazırlayanlar: İsmail Bozkurt, Oğuz Karakartal, İkinci cilt, Ankara 2019, s. 139-141.

 246 07-10-21

  Paylaş   Tweetle   Paylaş   Paylaş   Gönder
Copyright © 2017 Doç. Dr. Elnur Ağayev | Bu sitedeki tüm görsel materyallerin hakkı saklıdır.
×
×

Avatar
Hatırla beni