"Tarihi canlı bir savaş alanı, bir ideolojik çatışma bölgesi olmaktan kurtarmamız lazım"

 

Mazlum hocam…

Sabaha acı bir haberle uyandık: Lefke kıymetli bir evladını, biz ise sevgili Mazlum hocamızı kaybettik.

Mide rahatsızlığından dolayı hastaneye kaldırılmıştı. Günlerdir kan arayışı sürüyordu. Dün çarşıda dostlara sorduğumda eve çıkarıldığını söylediler. Ama takdir-i ilahi böyle, ağlayarak geliriz ağlatarak gideriz. Bu iki ağlama arasında yaptıklarımızla, ürettiklerimizle, bıraktığımız izlerle yaşarız vefatımızdan sonra. Bu aşama çok önemlidir, çok önemserim.

Balkona çıkıp yüzümü Lefke’ye doğru tuttum. Burada bulunduğum 14 yıl içinde kaybettiğimiz değerler geçti gözümün önünden. Neredeyse hepsiyle çok değerli tarih sohbetleri yapmıştım. Birçoğu kayıtlarımda duruyor. Kaydetmeyi ihmal edip daha sonra üzüldüklerim de çoktur…

Bu yıl Lefke Türk Spor Kulübü’nün 28 Mayıs 1972 tarihinde ilk defa Kıbrıs Kupası’nı Lefke’ye getirilişinin 50. Yıldönümüdür. Onun anısına “Yarım Asırlık Kupa” kitabını hazırlıyorum. Dönemin efsanevi kalecisi Mazlum hocadan çok faydalandım. O takımın tamamının hayatta olmasına çok sevinmiştim. Bundan dolayı da Lefke’de olduğunu düşünerek hocayla röportajımı sonraya bırakmıştım. Yoksa tersini mi yapmam lazımdı?  Olumsuzluğu nereden düşüne bilirdim ki. Kısmet değilmiş. Ama “Yarım Asırlık Kupa”nın mimarlarından Mazlum hocam yerini alacaktır çalışmada…

“Kıbrıs’tan Geçen Beyaz Ruslar” kitabımı yazarken hiç beklemediğim şekilde Rus doktorlarla ilgili bilgileri Mazlum hocanın anıları arasında yakalamıştım.

Konuşmak istediğimde hocayı bulmakla hiç uğraşmadım. Sanayide Erkan ustanın yanına gittiniz mi hocayı bulurdunuz. Kahveyi ısmarlayıp muhabbete geçebilirdiniz.

Lefke’yi yaya keşif ettiğim dönemlerde ısrarla arabasına çok aldı beni. Mesafeleri kısaltan keyifli muhabbetlerini dinledim.

Bizim büyük oğlanın çocukluk döneminde yaşadığımız espriyi unutamıyorum:  Bir gün bizi ailece arabasına aldıktan sonra 8-9 yaşlarında olan oğlum Abdullah’a dönerek: “Abdullacığım, nasılsın?” deyip el uzattı. Abdullah el uzatmadı. Hoca ısrar edince bizim oğlan da hocanın esmer olmasına takılarak çocukluk dünyasıyla dönmez mi: “tokalaşırsam elim siyah olur”. Mazlum hocam da kahkayı basmıştı…   

… Ve bu sabah ancak bunları yazabildim:

“Maalesef hayat bizi beklemiyor, Mazlum hocam. Bekleyince geç kalmış oluyoruz. Efsanevi kaleciliğinizle 28 Mayıs 1972 yılında Kıbrıs Kupası'nı ilk defa Lefke’ye getirdiniz. Ve yarın onun 50. Yılı anısına program planlamıştık. Bu tarihin anılarını daha dinleyecektik sizden... Çok kıymetli öğrenciler yetiştirdiniz. Dün çarşıda onları dinledim... Çok kıymetli tarihi bilgiler aktardınız bizlere Lefke ile ilgili... Çok kıymetli bir insanı, kaleciyi, hocayı, Lefke sevdalısını kaybettik. Çok üzgünüm. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Lefkemizin ve yaslı ailenin başı sağ olsun. Allah sabırlar versin…”

27.05.2022

 461 27-05-22

  Paylaş   Tweetle   Paylaş   Paylaş   Gönder
Copyright © 2017 Doç. Dr. Elnur Ağayev | Bu sitedeki tüm görsel materyallerin hakkı saklıdır.
×
×

Avatar
Hatırla beni