"Tarihi canlı bir savaş alanı, bir ideolojik çatışma bölgesi olmaktan kurtarmamız lazım"

 

“Kitabın Namusu”nu Kirletmek…

Başlığı attık ama baya da cinsellik ve ahlâki değerler kokan bir başlık oldu bu. Cinselliği bir tarafa bırakalım şimdilik çünkü onun konumuzla ilgisi yok ama ahlâki değerler üzerinden yürüyelim. Bu ahlâki değeri de meslek ahlâki ile sınırlamamız iyi olur. Çünkü oraya doğru yol alacağız…

Önce kulaklarımızın alışık olmadığı şu “kitabın namusu” kavramını nereden hatırladığımı yazayım. İzlediğim kadarıyla bu kavramın “mucidi” Prof. Dr. Ali Birinci hocamızdır. Yanılmış da olabilirim ama ben ilk olarak Ali hocadan duydum. Hocamız konuyla ilgili Tarihin Kara Kitabı’nda şunu yazıyor:

“İndeks koymayacak yazar ve yayınevi bu tür kitapları basmamalıdır. Çünkü indeks kitabın namusu ve haysiyetidir. Ciddiyetin ilk delilidir. Güzel kitap bastığı hüsnü zannı içinde bulunanların görmeleri gereken ilk gerçek budur. Üstelik indeksin kitabın sadece ilmî değil, aynı zamanda ticarî imkânını da artıracağı açıktır”.[1]

Böylece buradan anlıyoruz ki, kitabın namusu indekstir. Katılırsınız katılmazsınız sizin bileceğiniz iştir. Ama indeks olayının bilim camiası tarafından kabul gördüğü malumumuzdur. Onu da hatırlatayım, her zaman da indeks şeklinde yazılmaz bu kavram, dizin, fihrist görünümünde de karşımıza çıkar zaman zaman.

Peki, indekste neler olur? İndekste şahıs, yer, devlet, millet, madde isimleri ve tabirler bulunuyor. Kitabın sonunda yer alan indekste yukarıda sayılan kelimelerin karşısında metin içinde kullanan sayfa numaraları yazılır. Her hangi bir konuda araştırma yapan birçok araştırmacı ilgili kitabı alması gerekirken genelde indeks kısmına bakarak kitapta konusuyla ilgili malumatın olup olmadığını hızlı şekilde tarar. Sayfaya gidip bilgi edinir. Bazı yazarlar bilinçli olarak kitaplarına indeks hazırlamazlar ve araştırmacının kitabın tamamını okumasını isterler…

Şimdi indeks olayını neden hatırlattım veya neden hatırladım? Geçen hafta Ankara’daydım. Yüksel Caddesi’ndeki kahvede Ankara özlemimi bir buçuk kaşarlı poğaça ile giderdikten sonra karşıdaki Turhan Kitabevi’ne geçtim. Azerbaycanlı ünlü bir tarihçinin kitabını incelerken indeks kısmına baktım. Aradığım kelime 208. sayfada olmalıydı ama sayfayı tekrar tekrar okumama, çevirmeme rağmen öyle bir kelime ve bilgi o sayfada yoktu. Doğrusu başka sayfa da arayışına girmedim.

Tabii ki bu “kirletmeği” görünce yıllar önce benim de çalıştığım iş yerinde düştüğüm benzer bir durumu hatırladım: Yeni Türkiye dergisinde çalışıyorum, yıl 2001. İlk defa bir kitaba Teknik Koordinatörlük yapıyorum. Bu anlamda bilgisayarın donanımını, teknik işleri ve kitap hazırlamanın sırlarını daha yeterince bilmiyorum. Ama sorumlu olarak teknik koordinatör atanmışım. Titiz olmaya çalışıyorum. Çünkü kitap okurken karşılaştığım her küçük hata, yanlışlar beni üzer ve sinirlendirir.

Basılacak kitap 19. Yüzyıl Osmanlı Maarif Tarihi üzerine bir kitaptı. Daha önceki kitaplar bilgisayarın farklı bir programında hazırlanırken bu sefer Word dosyasında hazırlıyoruz kitabı. Kontrol ettik, indeks hazırladık, sonradan bazı eklemeler de yaptık. Sorun olmadığını düşünerek matbaada kitabın yayınlanması için son imzalı onayımı da verdim. Kitap basıldı. Ciltlenmiş kitabı matbaadan alıp kokusunu içime çekip incelerken sıcak bir ter bastı beni. Kitabın indeksindeki kelimelerin çoğu metin içindeki sayfayla örtüşmüyordu. Oysa o kadar kontrol edip özen göstermiştim ki. Ama nereden bilecektim ki sonradan yaptığımız bazı küçük eklemeler sayfaların kaymasına ve indeksin geçersiz olmasına neden olacak. Az sayıda kelimeler iç sayfayla örtüşse de genelinde örtüşmeyen sayfalar çoğunluktaydı. Anlaşılan “kitabın namusunu kirletmiştik”

O anlık yapabileceğimiz fazla bir şey yoktu çünkü kitabın tamamı basılmıştı. İlk düşündüğüm kitabı dergimize sık sık uğrayan Prof. Dr. Ali Birinci hocamızdan bir süre uzak tutmak oldu. Çünkü kitap baskısı konusunda çok hassas olan hocamız olayı fark etse hem fırça yiyecektim, hem de yazılarına yansıtsaydı çok utanç duyacaktım. Bunu o gün başardık da…

Aradan şimdi yıllar geçmiş. Hocamız bunu fark etti mi bilmiyorum ama kitap orada duruyor…

Sonralar bu tür olaya farklı kitaplarda da çok rastladım. Ama artık bu “kirletme” olayına ses çıkarmam lazım çünkü kitap incelerken ucu bizlere de dokunuyor ve çok sinirleniyorum.

Lütfen kitabın indeksine dikkat edelim. Hazırlarken kontrolü elden bırakmayalım. Nasılsa teknoloji bu indeks hazırlama işini şimdi daha da kolaylaştırmış. Lütfen, indeksteki sayfa numarasıyla kitabın içindeki ilgili konu sayfalarının “öpüşmelerini” sağlayalım...

Selam ve saygılarımla…

 

[1] Ali Birinci, Tarihin Kara Kitabı (Tarihçiliğimizde Usûl ve Ahlâk Meseleleri), Hitabevi yayınları, Ankara 2014, s. 186.

 91 09-09-22

  Paylaş   Tweetle   Paylaş   Paylaş   Gönder
Copyright © 2017 Doç. Dr. Elnur Ağayev | Bu sitedeki tüm görsel materyallerin hakkı saklıdır.
×
×

Avatar
Hatırla beni